2.8.10

Uyut Beni!

Uyku sersemi, ahmak bir adam, zıplayarak yürümeye çalışan su birikintileri arasından. Acıdan yapma kızıl bir kefen akşamüstü, şehrinin üstündeki. Birkaç damla gözyaşı tanrıya ait. Afrika çöllerinden gelme, turuncu bir tufan ve kum tepeleri arabalar. Hiçlik meydanýnda yükselen, korkunç binalar biraz daha yalnızlık katan şehrine. Personel harici girilmez!

Kolundan fışkıracağına korktuğu damarları, mosmor ve bulanık. Karanlık bulmuş biraz,anlatmakta iken yalnızlığını, aynada ki boşluğuna. Salak! Işık gerek ışık. Lise 2, fizik dersi, konu bilmem kaç.Kullanmadan önce prospektüsü okuyunuz.

Bir kaç şişe, birkaç paket, son kalanlar. Kurtarın bunlar da bitmeden. Yere düşen damlanın tınısı kulaklarındaki. Eski bir Çin işkencesi aklına gelen. Yangın çıkarsa ilk kurtarılacaktır!

Lüzumsuzsa güneşi doğurtmayın! Daha kaç tane piç bırakacak buraya. Dedik ya. Personel harici…

Beklenmedik durumlarla karşılaşırsanız, tanrınıza başvurunuz. Yenisini versin.

Ha ! Unutmadan.Garaj önüdür. Burada gebermeyiniz.

Biraz uyku. Yarın daha sıradan bir güneşin selamına, söverek uyanmak için. Şimdilik bu kadar. Yeter.

Hadi! Uyut beni.


Ekim 2007

Hiç yorum yok:

Okuyucu