16.9.14

Bugün Günlerden Cuma

Bugün günlerden Cuma. Güneşin batışını izliyorum. Bir yerlerden geldim, bir yere gidiyor olmam gerek. Oysa hiç bir şeyi beklemiyorum. Doğal döngüsünü kabul ediyorum hayatın. Bu döngüyü izlerdim eskiden. Artık sadece bir hayal olarak gözlerimin önünden akıp geçtiğini zannediyorum. 220 km hızla giden bir arabanın içinde gözlerinizi yoldan ayırıp, kafanızı sola çevirdiğinizde gördükleriniz gibi. Hızlı görüntülerin, ağaçların, sokak lambalarının belli belirsiz; algınıza yapışıp, yavaşça kopmaları gibi. Aranızda bir araç kullanırken 220 km hıza ulaşınca ne olacağını merak edenlerin hala var olduğunu farz-ediyorum. Bakışlarınızı tekrar yola çevirdiğinizde, bir şeye çarpacağınızı bilmenizi ama yine de sürprizi biraz daha ertelemek için bu hızlı hayale dalmanızı istiyorum. Kazara bir kazanın içinde hayat bulmuş olsanız bile; rastgeleliğin düzenini rastgelelikle kırıp, düzeni tehlikeye atabilmenizi istiyorum. Sizden yaşamanızı bekliyorum. 

Buraya tam olarak ne zaman geldiğimi hatırlamıyorum. Kaç saat geçti acaba, kaç insan? Bir ara, yanımda birileri vardı sanırım, hala kulaklarıma yapışmış bir kaç kelime var çünkü. "Sen?" "Korkak!" "Yine gidiyorsun, kaçıyorsun!" "Beş para!" Kimdi acaba? Ne zaman bu kadar çabuk unutmaya başladım, kaç zaman oldu hatırlamıyorum. Hayallerim oluşmaya başladığından beri sanırım, her şey bir hayal kabulünde olduğu için gerçek-düş ayırdına varamıyorum. Kimseyi de duyamıyorum artık. 

Hala güneşin batmayışını izliyorum. Bazen zamanın durduğunu, dona kaldığını hissediyorum. Elimi kaldırıp zamana dokunduğumda boşlukta yayılan dalgaların ve hayat dediğiniz gerçekliğin ilerlemesini sağlıyorum. Burada zamanın nerde başlayıp, nerde biteceğine ben karar veriyorum. 

Hiç yorum yok:

Okuyucu